Kategori arşivi: Parçalar

Bir Cinayet Tasarlamak III: Korkuların İçinde

Kafamın içinde çığlık çığlığa her şey. Tam burada görebiliyor musunuz, tam burada. Korktuğum başıma geldi işte. Bir savaş başladı içimde ve dökülecek her kan, damarlarımda dolaşan kan olacak sevgili dostlar, bu hayatta korktuğum tek şey kendim oldum. Gülmeyin bana, lütfen. O kadar sınırsızdım ki, kendimden korkmama sebep oldu bu. Değer verdiklerime zarar verme korkusu, kafamda bir kaos yarattı. Karımı ve çocuklarımı her gün deştiğimi düşünmek istemiyordum sadece. Fakat sinirlendirdim onları. Görüyor musunuz, görüyor musunuz etime batırmaya başladılar. Demiştim size, lütfen kurtarın beni düşüncelerimden. Baş edemiyorum artık..

Yanılsamalara Yanılgımız

Doğru ve yanlış yaşamın süreğenliğinde yer değiştirir. Bu yüzden de tamamen kabul edebileceğimiz tek şey hiçlik olur. Fakat ne yazık ki insan duyguları engel olur bu gerçekliğe. Aslında birer yanılsama, kandırmacadan ibarettirler. Korkutucu olan da budur. Bir duygu nasıl bu kadar gerçekçi hissettirebilir? Hiçlikten korktuğumuz için mi bu yanılgı?

2015’den kalma bir yazı.

İkilemler ve Ağıtlar

Korkunç bir ikilemle ruhunun derinliklerindeki engin denizde sürükleniyor, ruhunun ağıdını dinleyip korkuyla bir oluyor. İçinde başlattığı savaşın karmaşasına; yağmurun, dalgaların tinsel birleşimine tanıklık ediyor ve yaşam döngülerindeki düzene karşı çıkarak bu korkunç ikilemle sonsuzluğa ilerliyor.

Bencilliğin Portresi

İnsan bencildir, geçtiği yerleri harap eder ve yoluna devam eder. Kendi ihtiyacı uğruna sever, yalanlar söyler. Yaptığı bütün eylemler kendini koruma ve hayatta kalma üzerinedir. İnsana duygulu varlık dense de, aslında bütün hisleri kendi bencilliğine çıkar. Hayatta kalma arzusuyla sergilediği tavırlar; yalnız kalma korkusuyla gösterdiği yalancı üzüntüler bir hissin eseri değildir, ihtiyaçlarınındır.

Lakayıt Bedenler

Korkmaktan korkmayın dostlar! Hayat sizi öyle giriftlikle sınar ki, korkmak için bir sebep ararsınız. Lakaytlık bedeninizi aşıp, ruhunuza indiğinde acı dahi olsa hissetmek istersiniz. Anlam arayışınızın son raddesi de budur. İçinden çıkamayacağınız bir duruma girer ve yoksunlaşırsınız. Hislerden yoksunluk; acıdan, cahillikten katbekat daha kötüdür.

Gerçi bana göre hepsi masaldan ibaret. Sadece çocukların masallarla kendini huzurlu hissettiğini sanırdım ama insan hayatında hep arıyormuş masalları. Aklı ermese de, hep içinde bir yerlerde o kötünün pençesindeki iyinin kurtulmasını istiyormuş insan. Ne garip değil mi iyilik ve kötülük diye sınırlandırmamız, sınıflandırmamız? Artık bu masallar öyle içimize işledi ki, söküp atamıyor ve saygı duymaktan vazgeçemiyoruz. Anılara benzedi hepsi. Korkumdur, ruhumun en derinliklerindeki anıları deşmek.

Sevgilerle, Leydi Macbeth.

Tanrısal Kucaklaşma

Her şey tanrının elindeyse o zaman korkmamalı. Çünkü henüz kimse tanrının bir şey yaptığını görmedi. Korkacaksanız tanrının varlığını öne sürüp sizi kontrol altına almak isteyen insanlardan korkun. Tanrının varlığı muammadır ama şeytanın gerçek olduğu açık. Her insanın içinde, büyümeyi ve insan bedenini kontrol etmeyi bekliyor. Kendinizden ve içinizdeki şeytanın varlığından korkun. Kendi sonunuzu getirecek sizlersiniz.